Aykagu
-
Buğulu Kuyunun Büyülü Kuğusu

Kıyısına yaka paça atıldığı okyanus yüzeyindeki yakamozu yakaladığı elleriydi bu yanardöner ateşle yanan. Es verilen bir esnemeydi okyanustan bahşedilen, pes etmeden besleyen kayaları, yakan ayaklar altında ateşi. Ateşe verilense yanıktı yüreğinin iki yarığa ayrıldığı yerden. Şifacının sihrini afişe eden bir zihin, zifir içinde fişlemişti zehrini ifşacının. Bir akıl türbülansı tutmuştu tutsağın ambiyansını kıl inceliğinde, gri… Continue reading
-
Bilirkişi

Bir dil bilgisi kuralı vardı bize ortaokul ve lisede öğretilen: Birleşik kelimelerde kelimeyi oluşturan ögelerden en az biri asıl anlamını yitirdiyse, o kelime birleşik yazılır. Örnek olarak da, aslanağzı, camgöbeği… diye anlatırlardı. Hep düşündüm, neye göre belirleyeceğiz diye, bir kelimenin asıl anlamından kopup kopmadığını. Muhtemelen, tarihin bir noktasında, bir insan bu masum bitkiyi görüp şunu… Continue reading
-
Velen

Bu hikaye, tek tanrıya giden yolda olumsuz anımsatmalarla şeytanileştirilmiş doğa tanrılarının, bir ile sıfır arasındaki tanrı sayısı için ehemmiyetinin hatırlanıp, hatırları için bile olsa hortlatıldığı bir dönemden. Putlarını yıllar içinde teker teker biçen insan, geriye puthanenin kendisi kaldığında afallamış, yıktığı dört duvarın taşlarını moloza, çakıla, kuma çevirmiş, yine de beşeri doğaya işleyememiş, vaktiyle yüzünü döndüğünü… Continue reading
-
Kambur Ouroboros’un Kavruk Nefesi

içten yanmalı birkaç organkavruk toprakta sürünenburun delikleri etli bir avınheyecanıyla açılıp kapananhiçliğin ortasındaetten kemiksizsarı bir güdü şeridiaçlıktan güdülürkengüttüğü tozların kalktığıtoprağı gübrelerkensarı, kaypak derisiylebir avuç ekmek kırıntısıpatlayan güne kalankilometre taşlarında birerdemirden heyula, ölçüsüzel ele vermişiçi dışı bir olacak olsaparlayacak dıştaki sarıfazladan bir katmanlaharlanacak derisisuçlulukla dolu, nefisbir köz parlamasıylakuru toprağın çatlaklarındansıvısını esirgeyen güdü şeridimavinin sakladığı kahveyebir sarı… Continue reading
