kültür ve sanat içerikleri


Butlanistan

Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından tam iki saat sonra, genel merkezin önünde sıra dışı bir kalabalık toplanmıştı. Bunlar, son kurultayda oy kullanan ama mutlak butlan kararıyla birlikte hukuken ‘’hiç var olmamış’’ sayılan delege hayaletleriydi.

Güvenlik, telsize fısıldadı: ‘’Merkez, merkez… Kapıda yüzlerce yok hükmünde insan var. Hukuken burada olmadıkları için onları içeri almamı engelleyecek bir yasa maddesi de yok. Bırakayım içeri girsinler mi?’’

Bir çarşamba sabahı, Butlanistan’daki absürdlük seviyesi kuantum sınırlarını da aşarak fiziksel bir boyut kazanmıştı. Çünkü Yargıtay’ın mutlak butlan kararı, partinin sadece idari yapısını değil, binadaki eşyaları da ‘’en başından beri hiç var olmamış’’ statüsüne sokmuştu.

Genel Sekreter, sabah odasına girdiğinde makam koltuğunun yerinde yeller estiğini gördü. Koltuk yoktu. Koltuğun satın alınmasına dair altı ay önce atılan imza mutlak butlanla sakat olduğu için, koltuk fabrikasından hiç çıkmamış sayılmış ve bir anda puf diye buharlaşmıştı. Genel Sekreter, havada oturur gibi çömelerek durumu anlamaya çalışıyordu.

O sırada koridorda büyük bir gürültü koptu. Partinin tescilli mühürü, kendi hukuksal varlığını korumak için isyan bayrağını çekmişti. Arşiv odasındaki binlerce evrak, üzerlerindeki imzalar baştan itibaren geçersiz sayıldığı için canlanmıştı. ‘’Yok hükmündeki’’ delege formları, havada uçuşarak pencerelerden dışarı kaçmaya çalışıyor, ‘’Biz aslında hiç imzalanmadık, bizi özgür bırakın!’’ diye bağırıyorlardı.

Partinin resmi sosyal medya hesabı ise kendi kendini imha moduna almıştı. Son bir yılda atılan tüm ‘’Başkanımız öncülüğünde toplandık’’ tweetleri, ‘’Toplantıyı açan irade baştan sakattır’’ gerekçesiyle kendi kendini siliyor, ekran mavi bir boşluğa dönüşüyordu.

Eski Genel Başkan ile Yeni Genel Başkan, genel başkanlık makam odasının kapısında karşı karşıya gelmişlerdi. İkisi de aynı kapı kolunu tutuyordu.

Eski Genel Başkan, ‘’Karar mutlak butlandır, yani sen aslında altı aydır hiç seçilmedin. Dolayısıyla bu koltuk benimdir,’’ dedi.

Yeni Genel Başkan karşılık verdi:
”Eğer ben hiç seçilmediysem, senin de beni görevden alma yetkin hiç olmadı.”

İkisi aynı anda kafalarını çevirip odaya baktılar. Makam koltuğunda kimse oturmuyordu ama koltuk, kendi kurumsal varlığını korumak adına kendi kendine 360 derece dönüyordu. Koltuk, adeta partinin yeni genel başkanı olmuştu.

Tam o sırada Yargıtay’dan yeni bir faks metni düştü. Faksı alan yazı işleri müdürü koşarak avluya girdi, nefes nefese okudu: ‘’Son dakika! Mahkeme, mutlak butlan kararını veren hakimin atama kararında da ‘mutlak butlan’ tespit etmiştir! Yani mutlak butlan kararı da mutlak butlanla batıldır!’’

Bahçe kapısındaki güvenlik görevlisi Çaycı Seyfi’ye seslendi: ‘’Seyfi Abi, akşam vardiyasında mısın bugün?’’

‘’Vardiya mı? Oğlum, mahkeme vardiyayı da iptal etmiş! En baştan beri hiç işe gelmemişiz! Yürü eve gidip yatalım!’’

BU HİKAYE MUTLAK BUTLANLA SAKATTIR.



Yorum bırakın

samanaltı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin