Aykagu
-
Nüvel Putrefaksiyon

Hiçlikten gelen vahiy kesildiğinde, vebıraktığında yerini geometrik kabuslarahiç var olmamış bir okyanusun girdaplarıiçerisinde sürüklenen yakarışları sadeceiç kulağına dek yosun bağlamış bir kaptanve ben duyuyorum Daha bozmamışken ay tepemizde çiğdembağdaşınıçocuğuma paranoyak bir ev hapsi verilmiş olmalı kiaradığım bilindiğinde dahi bir sızı ışığıiki metre ötemdeki perdelerin iffetli kıvrımlarınatenezzül etmiyorum Gün ile gece kadar ayrık duran bir kişi… Continue reading
-
Naaş Kuyruğu

Epriyen kumaşı güvelere teslim bir alezinçok olmuş toprağımız solucanları öleliraks ediyoruz nafile bir yağmur duasındatozlar kaldırıyor yanardöner paçalarımıztozlar yutuyor anılar sarı bir parşömendefiltresiz bir şöminede ısınıyor kemikler vesarayın zehri nüfuz ediyor bütün haneyeBıçaklar kalkıyor üç öğün gırtlak aşağıçile çekiyoruz soyağacının kırık gününekanımızı kanımızla bağlıyoruz kanaatlerineuygun düşüyoruz öncüllerine hüviyetinve esamesini okutmuyoruz hürriyetin Kapatsak göreceğiz aslında gözleriketen… Continue reading
-
Buğulu Kuyunun Büyülü Kuğusu

Kıyısına yaka paça atıldığı okyanus yüzeyindeki yakamozu yakaladığı elleriydi bu yanardöner ateşle yanan. Es verilen bir esnemeydi okyanustan bahşedilen, pes etmeden besleyen kayaları, yakan ayaklar altında ateşi. Ateşe verilense yanıktı yüreğinin iki yarığa ayrıldığı yerden. Şifacının sihrini afişe eden bir zihin, zifir içinde fişlemişti zehrini ifşacının. Bir akıl türbülansı tutmuştu tutsağın ambiyansını kıl inceliğinde, gri… Continue reading
-
Bilirkişi

Bir dil bilgisi kuralı vardı bize ortaokul ve lisede öğretilen: Birleşik kelimelerde kelimeyi oluşturan ögelerden en az biri asıl anlamını yitirdiyse, o kelime birleşik yazılır. Örnek olarak da, aslanağzı, camgöbeği… diye anlatırlardı. Hep düşündüm, neye göre belirleyeceğiz diye, bir kelimenin asıl anlamından kopup kopmadığını. Muhtemelen, tarihin bir noktasında, bir insan bu masum bitkiyi görüp şunu… Continue reading
