Hiçlikten gelen vahiy kesildiğinde, ve
bıraktığında yerini geometrik kabuslara
hiç var olmamış bir okyanusun girdapları
içerisinde sürüklenen yakarışları sadece
iç kulağına dek yosun bağlamış bir kaptan
ve ben duyuyorum
Daha bozmamışken ay tepemizde çiğdembağdaşını
çocuğuma paranoyak bir ev hapsi verilmiş olmalı ki
aradığım bilindiğinde dahi bir sızı ışığı
iki metre ötemdeki perdelerin iffetli kıvrımlarına
tenezzül etmiyorum
Gün ile gece kadar ayrık duran bir kişi ve karakter
harfbeharf çevrildiğimde içim dışıma, görülmekteyken
hububat güvelerinin yuvalanacak kadar değerlediği
bol beslenmiş, ama bolca da yenilmiş, eksik tayında
yarıkanatlılar önünde pırken tastamam olmamın
ve gözler aklımdan çevrilirken tabağım taamına
ağzımı açıyorum
Üstüme vazife inmemiş bir kendine emanet töreni
benim bile gayrifaal vuslümle ancak gerçekleşmekteyken
hiçliğe nokta atışı, ağır ve tekbaşlı bir atom çekirdeği gibi
öylece, salınmadan bile, dururken ben
yörüngemi pervane belleyen bu sarı canlı, sanırım
dokunmaya azami yaklaşacağı konumdayken dahi
elimi uzatmıyorum
Omzundan aşağısını hissetmediğim bir bedeni
evrimin hatrına, bu vıcık kilden kurtarmaya yeltendiğimde
beni tutmasıyla tüm derinliği yakabilecek ellerin
sallanışını izlediğim kayıtsızlığın
çeperime sirayet edişini izliyor,
devinime muhtaç su kanallarının gözetiminde
her pes edişimle anakayacı biraz sağa çekiyor, ve
ancak gözlerimi kapatıp, suya teslim olduğumda
hareket ediyorum
Evrenin çekirdeğine bir toplu iğne ile tutturulmuş
günün, anlamsızlık ve önemsizliğine ithafen
ruhumuzda açılan ilk neştoryen yara
stetoskopların üfürümünü duyamadığı kalplere
ve yaratıcıya bir küfür misali kalıtılan
bunalım ve eşcinsellik genlerine sebep olurken
gaye arayışlarında şirke ve şarka başvuran
tanrıtaparlar, tanrıtanımazlar ve tanrısanrılarına
kahkaha atıyorum
Bazen o kadar uzaklaştığımda ki türdeşlerimin
bu dünya ve ötesi için yarattığı her pragmadan
prangasızlığın, özgürlük ve öfori dozaşımının
personası silinmek zorunda kaldığında dudağımdan
bulacağım kendimi.
Her şey ve herkesle, asli formunda yüzleşebileceğim
evimin çorbaları kadar kıvamlı, evim bir karanlıkta
Her şey ve herkesten uzakta, kopuk ama vâkıf
peygamberliğimi ilan edeceğim, ve
Her şeyim olan hiçlikten gelen vahiy kesildiğinde
ve boyutların kesiştiği yerde, cinsel karabasanlar
beni her yerimden amorf bir çarmıha gerdiğinde
dönüştüğüm geometrik kabusla esir düştüğünde
bütün insanlık, hipnagojik halüsinasyonlarıma
ölüm yerine ölümsüzlüğü arzulayabileceğim kadar
özgür olacağım
Nüvel Putrefaksiyon


Yorum bırakın