kosova
-
Fasulye yahut Pasul

Uçaktan iner inmez ciğerlerimize dolan hava yabancıydı ama açlığımız fazlasıyla yerliydi. İlk işimiz, o tanıdık fırın kokusunu takip etmek oldu. Adına açma demeseler de tadı damağımızda aynı yere dokunan o hamur işiyle bastırdık açlığımızı. Sonrası ise yokuş… Hostele giden yol, bakımsız mahallelerin arasından, ciğerlerimizi zorlayan bir diklikle yükseliyordu. Gece çarpık çurpuk Arnavut kaldırımlı yokuşları… Continue reading
