güzellikler engel değil intihara
gölgesinde sonsuz yarıklar olan
gövdesini Latin deşmiş karaçam
ne sunabilir ki bir zahmet kaçkınına
bir sunak oyulabilir mi, kuru ve ince
gövdesine sevgilinin, kıyı esintisiyle
kusursuz bir denge savındaki doğam
ağlatamıyor niyeyse, güldüğüm kadar
belki de sığındığı af çalmak istiyor
gülebileceğim zamanları ileride
faili sayılmak bana işlenen suçun
pek uymasa gerek adalet tecellisine
ve bu inanmadığım kehaneti bulutların
intikamı sanırım,
beni gerçekleştirmemek üzerine
insan, görmese de anlar denizin varlığını
çektiğinden kan kanı, kan suyu, özüte çağrı
belki görmediğim, beşinci bir kuvvettir
nasıl beş duyudan türüyorsa altıncı his
bedenimdir tüm bu görünmezliğe davet
ve bu halvet esrettiyse beni fevri kasvete
şikayet etmemek gerek
doğal gelir havaya, toprağa, suya çözünmek
muhtevasına veçile kesik nefesli çamurun
ama bilirim ki yanardöner ruhumu benim
ancak ateşin sert ve kararlı şefkati çözecek
ve hayatımı, sürekli, boylu boyunca
kördüğüm edip duran bu beceriksiz eller
yassıhöyüğü tekte yaran iskender misali
en çok yarıldıkları yerlerden yanacak
ve içimde, madde ve tanrıdan arı
beni kendimden bıktıran iltihap
en sonunda benden atılacak
ve talihten yanaysam
geriye benden bir iki düşünce kalacak
güzellikler engel değil intihara
hatta bazen harlayıcısı bu çekimin
nasıl bakmalı içime yağan kara?
bir lütufsa oynamak, gezinmek
lanetse eritmek, küremek gerek
düşünürken devam ediyor yağmaya
kör ediyor, üşütüyor, uyuşturuyor
istenç duymuyorum durdurmaya
bu seyrin sonu, usul ve tatlı bir ölüm
karalara bürünmeyen, akça bir gömü
bembeyaz, saf, asli güzelliği karın
güzelliğin yatağı olacak intiharımın
Kafir Sanatı


Yorum bırakın