Deneme
-
Bir “Performans Sanatı” Olarak Kadınlık

Her yıl 8 Mart yaklaştığında etrafı bir “zarafet” ve “kutsallık” güzellemesi kaplıyor. Kadınlara çiçekler veriliyor, “narin” oldukları hatırlatılıyor, “yuvayı yapan dişi kuş” oldukları için teşekkür ediliyor. Oysa kadınlar günü, bir varoluş mücadelesinin, emeğin ve “ben de buradayım” demenin tarihsel yankısıdır. Toplumun idealize ettiği sessiz, sakin, uyumlu, fedakâr, her şeye yetişen makbul kadın, bir birey değil,… Continue reading
-
Camdan Dışarı Bakmak

Birkaç ay önce bir vesile ile Delft’ten Münih’e gitme fırsatı buldum. Yolculuk tren ile yaklaşık 8 saat sürüyordu. Oldum olası böyle uzun yolculukları sevmişimdir. Böylesi yolculuklar insanı aralıksız uzunca bir süre bir koltuğa hapsettiğinden, odaklanıp bir şeyler yapmak için hep gözüme güzel bir fırsat olarak gelmiştir. Nitekim ben de bu doğrultuda hazırlanmaya koyulup, önceki geceden… Continue reading
-
Buğulu Kuyunun Büyülü Kuğusu

Kıyısına yaka paça atıldığı okyanus yüzeyindeki yakamozu yakaladığı elleriydi bu yanardöner ateşle yanan. Es verilen bir esnemeydi okyanustan bahşedilen, pes etmeden besleyen kayaları, yakan ayaklar altında ateşi. Ateşe verilense yanıktı yüreğinin iki yarığa ayrıldığı yerden. Şifacının sihrini afişe eden bir zihin, zifir içinde fişlemişti zehrini ifşacının. Bir akıl türbülansı tutmuştu tutsağın ambiyansını kıl inceliğinde, gri… Continue reading
-
Bilirkişi

Bir dil bilgisi kuralı vardı bize ortaokul ve lisede öğretilen: Birleşik kelimelerde kelimeyi oluşturan ögelerden en az biri asıl anlamını yitirdiyse, o kelime birleşik yazılır. Örnek olarak da, aslanağzı, camgöbeği… diye anlatırlardı. Hep düşündüm, neye göre belirleyeceğiz diye, bir kelimenin asıl anlamından kopup kopmadığını. Muhtemelen, tarihin bir noktasında, bir insan bu masum bitkiyi görüp şunu… Continue reading
