kültür ve sanat içerikleri


mertkuleci

  • lüzumsuz bir adam: efes’i görmüş olmak

    lüzumsuz bir adam: efes’i görmüş olmak

    Uyanın! Her şey anormal. Bunun neden kimse farkında değil? Ülkemiz için demiyorum sadece, her şey! Herkes! Olağan dışı. Normal olan hiçbir şey normal değil. Kırmızı ışıkta durmak, vergini ödemek, karını öpmek, aldığın ürünün parasını ödemek, maaş almak, maaş vermek, eşcinsel olmamak, yürüyebilmek, koşabilmek, engelli olmamak… Bunların hiçbiri normal değil. Aksi koşulları da anormal değil. Liberal… Continue reading

  • lüzumsuz bir adam: yaşayamadım diyebilmen için

    lüzumsuz bir adam: yaşayamadım diyebilmen için

    —Hey, dedim dürttüm onu. Uyandı. “Uyudun yine.”—Ay, dedi ve gözlerini ovaladı. “Gitmişim,” dedi ve biraz toparlandı. Evimin salonunda, yani tek odasında, L değil U şeklinde ve televizyona bakan koltuğun iki tarafında, akşamları oturur dizi ya da filmler izleriz. Bazen de Seren’in youtube’da takip ettiği abuk subuk videoları izleriz. Bugün de pek de farklı geçmedi, film… Continue reading

  • The Odyssey Üzerine Bir Yazı

    The Odyssey Üzerine Bir Yazı

    Christopher Nolan, sinema salonlarının o mukaddes büyüleyiciliğini koruma misyonunu bu kez insanlık tarihinin en köklü anlatısı olan Odysseia ile taçlandırıyor. Karşımızdaki yapım, yönetmenin alışılagelmiş kronolojik labirentlerinden ziyade, hakiki bir sefer ve iyi bir serüven. 1. Zamanın Eğrilmediği, Mitin Rasyonalize Edildiği Bir Yolculuk Uyarlamalar her zaman soru işaretleriyle beraber gelmiştir. Sadık kalmak ya da yaratıcı yaklaşmak… Continue reading

  • lüzumsuz bir adam: sokağa çıplak çıkma yasağı

    lüzumsuz bir adam: sokağa çıplak çıkma yasağı

    Ben ya da insanlar, maddi ve manevi birikimleri nedeniyle seviliyorlar. Kültür seviyesi, kibarlığı veya dış görünüşü nedeniyle. Sizi seven bir insan düşünün, sokağa çıplak çıksanız ya da onunla benzer konularda benzer fikirlere sahip olmasanız da sizi sever miydi? Ya da örneğin birisi “seninle vakit geçirmeyi seviyorum”, “seni sadece seviyorum, nedeni yok” diyorsa; gerçekten öyle mi?… Continue reading