boşa geçmiş bir ömür
-
Boşa Geçmiş Bir Ömür

“Ey nefisperest insancık! Bil ki; şu kâinat denilen kitab-ı kebirin her bir harfi, sâni-i zülcelal’in esma-i hüsnasına birer pencere-i nurludur. Bak! Zemin yüzünde her bahar mevsiminde açılan çiçekler, birer mührü-ü ehadiyet oldukları gibi; sema yüzündeki kandiller dahi zât-ı kibriya’nın azamet-i kudretine şehadet ederler. Madem her bir mevcudat, lisan-ı hal ile ‘Lâ ilâhe illâ Hû’ zikrini… Continue reading
