kültür ve sanat içerikleri


sorular ve sorunlar

firariysen firarisin
öyle kaçak yaşanılmaz derdi babam
kaçtığım taşkınlar, yıkılmaktan son anda kurtulduğum depremler
yaydan bir kere çıkan ve yüreğime saplanan kelimeler
azgın damarlardan boşalan kanlar..
yazgı bu mudur, her kaçanın sonu tökezlemek midir
sana gelirken koşmasam yine de düşer miyim
gözlermiş o taşkınlar meğer sözlermiş benim o deprem sandığım
gözlermişim yarını yanında yargıdan mahrum ama
ilenç gerekir mahrumiyete, istenç dışı olan her eyleme
eylemler ki tasavvurlar dahilinde olmayan
yalnız hayatın kendisinin bir bildiği vardır elbet
‘benim yüzümden kana batmayacak beyaz yatak’
kirlenmeyecek temiz hayaller ve de hayatlar
provokatif şiirler yazmaktansa uslu duracak ellerin
kim bilir belki haberin bile olmayacak haberimden
kim bilir belki sen beklemek masallarında da güzeldin

darmadağın gecelerin hesabını gündüzler mi verecek
yaşamak zalim bir kraliçenin emrine amade midir
hiç düşündün mü kaç şiir yazıldı diye
bu sorular neden sorulur medeniyetlerce
kreatif düşler kurulurdu eskiden, mesela sorular sorulmazken
yemindi sorunun muhafızı, beni senden alıkoyan yemindi
bir medeniyetin yıkılışına şahit olmak bilmem sana nasıl hissetirdi

bir şubat akşamı düş kırıklarında gezen ben değil miydim
yoksa illüzyonlar mıydı hayatı yaşanır kılan
yemindi sorunun muhafızı, beni senden alıkoyan sorundu
yenildi ruhumun aşkla olan savaşı, tekrara düştüm
şimdi günötelik hali kaimken ikimiz arasında
söyle bakalım, sorun neydi
uslu duracak ellerin beni nasıl yenebildi



Yorum bırakın

samanaltı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin