Gezi Yazısı
-
Bir Zamanlar Kuşlar Gibi Hürdük

Darülaceze ziyaretimizin ilk durağında Mardinli bir Kürt teyze karşıladı bizi. Gözlerinde Mezopotamya’nın kadim yorgunluğu vardı. Türkçe biliyordu ama kalbi kendi dilinin tınısına hasretti. Kelimeler dudaklarından dökülse de ruhu, çocukluğunun ninnilerini, gençliğinin ezgilerini arıyordu. Bize etrafı gezdiren personelin ona Kürtçe seslenmesiyle teyzenin yüzünde açan o güneş, aslında insanın ana dilinin evi olduğunu hatırlattı bana. Teyzenin hayat… Continue reading
