Bir Üniversite Hikayesi
Dune Dune’dur Bugün Bugün. Ama Bugün Kesinlikle Bugün
Ben zargana bir adamım. Artık ölmek üzereyim, yemek yemem gerek. Acilen hem de. Geçen gün bi’ rüzgar çıktı, uçtum. Bir çırpıda odama varabilmiştim o ayrı, fakat ilk defa uçtum. Acaba artık bir dünyada ulaşımları devasa rüzgar üfleyen hortumlarla mı sağlasak. Herkes kendi arkasından bir jetpack gibi uçacak, saniyesinde Acıbadem’den Tarlabaşı’ndasın. Ne güzel. Tarlabaşı’nda neden olursun bilmiyorum ama güzel.
Odamdan hızla çıktım, 1 saat içinde yemek yemezsem ölecektim. Karnım ağrıyor, midem bulanıyor ve artık kemiklerimi hissediyorum. Derim kalmadı çünkü, sıfır deri bir kemik kaldım. Hızlı hızlı yürüyordum, bacaklarım artık zor tutsa da adımlarım belki de son kez hızlıydı. Acaba lazza’dan mı yesem diye düşündüm önünden geçerken fakat fiyatları gördükten sonra vaz ve caz geçtim. İçeride Aydın Abi ve diğer çalışanlar yeni gelen likörlü portakallı tatlıları reyonlara diziyorlardı.
Dün Gece, Ne Tencere ne de Bir Bülbül Öte
“Samet! Ne güzelmiş oğlum bu pasta! Yiyorum yiyorum doymuyorum. Tadı da pek bir hoş, artık şinitzelden vazgeçip paso bundan mı satsak ne dersin?”
“Evet Aydıncığım de sen okul yönetimini nasıl ikna ettin bu likörlü tatlı satmaya.”
“Ona bir tabak yedirdim, sonra da likörlü değil de la minörlü portakallı tatlı diye salladım adını. O da yedi, hem tatlıyı, kazığı.”
“Olum Aydın doğru konuş lan. Senin kafan iyice gitti tatlıyı gömmekten.”
“Bi şey olmaz de oğlum, ben bi dışarı turlamaya gidiyorum. Bakayım bu beleş çaycılar konmuş mu yine etrafa,” dedi Aydın ve tın tın dışarıda buldu kendini. Etrafı empresyonist görüyordu. Biraz sağa sola doğru sallandı, dükkanı tam kapatmaya yakın saatler olduğundan az öğrenci kalmıştı. Gece 2’ye geliyordu; Aydın, öğrenciler onun kafası belli olmasın diye kendini biraz sıkıyordu, pantolonunu topladı ve havuzun yanında yemekhaneye doğru koyuldu.
Bugün Bir Bilmece, Dört Beş Harf İki Hece
“Ohh, köfteyi bir güzel gömdüm. Şu vakitte şu fiyata asla dışarıda böyle yemek bulamam,” diye içimden geçirdim. Zarganalıktan kurtulacaktım artık, her gün düzenli yemeye başlasam düzelirdim. Sonunda açlık grevim son bulmuştu. Yemekhane fiyatlarını protesto etmek amacıyla 6 aydır açlık grevindeydim ve sonunda fiyatlar 130 TL’den 17 TL’ye düştü. Okuldaki herkes çok sevinçliydi. Lazza ve Kepenkli bomboştular ve sırf öğrencileri çekebilmek için garip garip yiyecek şeyler getiriyorlardı.
Etraftaki yürüyen deliler, yani bu fiyatlara rağmen yıllardır protestoya girişmemiş insancıkların sevinmemek için ellerinden gelen gayreti gösterseler de en çok onlar sevindi. Greve başladığında sinirlenmişlerdi. Deliler bayağı kızmışlardı ona. O dediğime bakmayın eski kendime o, diyorum. Şu anki zargana hâlimi bir görseniz beni tanıyamazdınız. Neyse, çektim dörtlü tabldotu ve yedim ucuz köftemi. Üniversitemi kurtardım, öğrencilerin ucuza yemek yemelerini sağladım sonunda.
Gece İlerler, Artar Gelirler
Aydın girdi usulca yemekhaneye, kepengi sol koluyla kaldırıverdi. Laz gücü denilen bir şey vardı kollarında. Işıkları da bir çırpıda açtı. Artık kafası iyice gitmişti, önünü zor görüyordu. Yemek alınan yerlerin ilerlerine doğru yürüdü, içeriye girdi iyice mutfağa. Orada yarın öğrencilerin yiyeceği köfteler duruyordu. Lazza kapanmanın eşiğine gelmişken ve artık herkes yemekhaneyi tercih etmeye başlamışken artık o da sinirlerine hakim olamıyordu. Batmanın eşiğindeydi ve bir sürü borcu birikmişti. Yemekhaneye nefret kusuyordu. Köftelere bir şey yapmak istedi, tam da tuvaleti gelmişti zaten. Çıkardı pantolonunu köftelerin üzerine işedi. Hem de dakikalarca. Kendi de şaşırdı bu kadar işediğine. Dört beş tane yemek arabasının üzerine işedi ve tekrardan onları soğutucuların içine geri koydu. O kadar gerilmişti ve korkudan kalbi atıyordu ki hızlı hızlı terk etti orayı. Kepengi kapadı. Lazza’ya döndü, Samet’e hiçbir şey anlatmadı. Evlerine döndüler.
Internal Communication – Bilgilendirme
Değerli Çalışma Arkadaşlarımız,
Sevgili Öğrencilerimiz,
Üniversitemiz sağlık merkezine, 18 Kasım 2024, saat 19.00 itibariyle bulantı, kusma ve ishal şikâyetleriyle başvurular olmuş; tedavi, takip ve değerlendirmeler gün boyunca yapılmıştır. Bulgular ışığında ilk etapta gıda kaynaklı olduğu tespit edilmiş, sabaha karşı 04.00’da yemekhanemizdeki ekipmanların düzenli yapılan dezenfeksiyonlarına ek olarak kontroller yapılıp dezenfeksiyon sağlanmıştır. Fakat rapor sonuçları göstermiştir ki ilk olarak Karadeniz’de geçtiğimiz haftalarda görülen Aydına Lazzera Hopa isimli virus salgını kaynaklı olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca aylardır aylardır açlık grevi yaptığı bilinen Hamdullah Mücahit Yüksektepe’nin de salgın vesilesiyle vefat haberini almış bulunmaktayız. Medline’a sabaha karşı giden Mücahit’e Allah’tan meymenet, teğmenlerine de kaş sağlığı diliyorum.
Bilgilerinize sunar, sağlık sorunu yaşayan herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.
Saygılarımızla,
Muhammed Satıştankâr
Genel Sekreter


Yorum bırakın