Şiir
-
hey güzelim!

hey güzelim belki bugün sen de bir sahiresinhatta kahir ekseriyetle gözlerimde tütmektesinne var da yapsan bir abrakadabra ve gelsen yanımadinlesek birlikte bir senfoni, bir orkestradeğil mi ki biz bu stream devrinin çocuklarıyızşimdi o eski plaklar nerede?otuz üç, kırk dört, kırk beş, elli altıhangisi bunların yarıçapı diyorlarmışyarısı olan plak mı olurdiğer yarısını kaybetmişarayadursun bir o antikacı Continue reading
-
vicdanı teğet geçme sporu

Gökyüzünde elektrik kesilirken Ay, bir bozuk para gibi düştü kumbarasına akşamın.şalteri inmiş bulutların tepesinden.kim bilir hangi unutkan tanrı ödemedi son faturayı? Asfaltın sırtında kükrer metal hayvanlarmemleketi hoyratça sollayarak.çehreleri cilalı bir mülkiyet,bakışları zilyet. Bir kadın durur sokağın en dar çentiğinde,durmak,en devrimci sükunettir burada. Geçerler yanından.geçmek burada bir spordur.vicdanı teğet geçme olimpiyatında birinciliğe oynarlar. Çünkü burada susmak;kristal Continue reading
-
Kambur Ouroboros’un Kavruk Nefesi

içten yanmalı birkaç organkavruk toprakta sürünenburun delikleri etli bir avınheyecanıyla açılıp kapananhiçliğin ortasındaetten kemiksizsarı bir güdü şeridiaçlıktan güdülürkengüttüğü tozların kalktığıtoprağı gübrelerkensarı, kaypak derisiylebir avuç ekmek kırıntısıpatlayan güne kalankilometre taşlarında birerdemirden heyula, ölçüsüzel ele vermişiçi dışı bir olacak olsaparlayacak dıştaki sarıfazladan bir katmanlaharlanacak derisisuçlulukla dolu, nefisbir köz parlamasıylakuru toprağın çatlaklarındansıvısını esirgeyen güdü şeridimavinin sakladığı kahveyebir sarı Continue reading
-
Yabancı

Yabancı.Yürüyor yabancıSınırlarını kestiremediği bir yoldaUzanıp akıyor ayaklarının altındaBastıkça ufalanan, ufaldıkça çoğalan, miktarca sonsuza, boyutça varsıza uzanan taşsı tanecikler gibi uzanıp akıyor…*Çok uzun oldu değil mi? Ne öyle varsızmış taşsı tanecikmiş falan, otur gözlem yap sadece, işin bu senin.Baştan başlıyorum.*Yabancı.Yürüyor yabancıSınırlarını kestiremediği bir yoldaUzanıp akıyor ayaklarının altındaBastıkça ufalanıp serilen çakıllar gibi uzanıp akıyorBedeni altında toprak, başı Continue reading
