Ey beni gönülden gönüle gezdiren
Yüzüm yok sana naat yazmaya
Alnım yersiz bir sabrı gövdeme bağlıyor
Eskimiş diz kapağım, kollarım ağlıyor
Ey taşıyamayacağımı yüklemeyen
Kamçıla şu dünyanın aç kurtlarını
İçimde ölüm sevgisi ve dünya korkusu
Yarını bugünden ayıranın tülden ordusu
Ufak bile gözlerimi, şu kınından çıkmamış
Görmemiş, görüp de anlamamış gözlerimi
Amenna
Ufkun bile gözlerini şu kulundan çekmemiş
Kanat açtıran sensin kuşlarına
Zamansız sırtımı yaslayan yokuşlarına
Bir çığ olup hala düşmediysem
Esirgeyen ve bağışlayan adınla
Sensin koruyan hezeyanlarından
İşbu ne kefaretine ne kefaletine talibim
Çünkü ne kâfirim ne mükellef
Belki ilim
Bir cereyan şu akıp gidenlerin
Değil rüzgar gülü ama bir sitem
Alel mütehassıs ve'l mütahharin
Baldan ırmakların ve yalandan iman tahtam
Kader, üzerime yıktıkların, hepsi benim
Hatam
R.


Yorum bırakın