Gökyüzünde elektrik kesilirken
Ay, bir bozuk para gibi düştü kumbarasına akşamın.
şalteri inmiş bulutların tepesinden.
kim bilir hangi unutkan tanrı ödemedi son faturayı?
Asfaltın sırtında kükrer metal hayvanlar
memleketi hoyratça sollayarak.
çehreleri cilalı bir mülkiyet,
bakışları zilyet.
Bir kadın durur sokağın en dar çentiğinde,
durmak,
en devrimci sükunettir burada.
Geçerler yanından.
geçmek burada bir spordur.
vicdanı teğet geçme olimpiyatında birinciliğe oynarlar.
Çünkü burada susmak;
kristal kadehlerin tınısına sığınan adi bir varoluş antlaşmasıdır.
Su akar.
Tarkovski’nin kamerası gibi:
yavaş,
ısrarcı ve kimsenin üstünü örtmeden.
Çıplak hakikatin tozunu alarak geçer Boğaz’dan
vicdanı teğet geçme sporu


Yorum bırakın